Mihriban 的个人资料''Gül sunan bir elde dai...照片日志列表更多 工具 帮助

日志


Gül, güzelliğini açığa çıkarmak için açılıyorsa; insan, yükünü taşıtmak için paylaşır esrarını.

  

 

 

Gül, sırrını açtığı için solgun bir yüzle döner baharından. Ayrılık acısıyla demlenmiş bir yudum içmeyi dileyerek ağız açan da gül gibi sırrını ifşa eder. Gül, güzelliğini açığa çıkarmak için açılıyorsa; insan, yükünü taşıtmak için paylaşır esrarını.

Gülün, her ne kadar güzel hatıraları da olsa başladığı noktada biter yolculuğu. İnsan ise hafiflemek için bıraktığı yükün altında daha çok ezilmeye başlayacaktır. Sırrın kaderi budur. Kimsenin bilmediğidir sır. Durdukça yakar.

Bundan dolayıdır ki gül, yapraklarının yandığını ve bu yanık kokusunun tüm bedenini sardığını görünce sarhoş olur. Sırrın sırrıyla hemhal olur. Kendinden geçer ki bir sabah elinde olmadan bir bülbül görsün diye halimi açıverir masumca dudağını. Kızaran yaprakların ucunu gösterir bir diğer gün.

Sonra o sırrın sırrıyla yanışın kokusu yayılır etrafa. Her akşam farkına varsa da kendini daha çok ifşa ettiğinin dönüşü olmadığını bilir. Geri adım atamaz. Gecenin bu pişmanlığı da bir sırdır çünkü ve bu sırrın sarhoşluğu ile sabahın ışıkları ona daha da çok açtırır güzelliğini. Bir bakmışsın ki açılmadık, görülmedik yaprak kalmamış.

Elbette yerindedir bülbülün keyfi. Gül ise sırrını ortaya dökmenin derdiyledir. Ne bülbüle yâr olur ne de içine düştüğü durumdan kurtarabilir kendini. Sonrasında her yaprağın taşıdığı sır paylaşıldıkça ölmeye başlar. O ateş gibi yanış kaybolur. Kokunun nefesi kesilir birden. Başını öne eğmekten başka çaresi yoktur gülün.

Kendine küser. Kalbini kırar kendinin. Önceleri mağrur bir duruşla karşısına çıktığı rüzgârın bir selamıyla döker bütün yapraklarını. Hazin bir yok oluştur bu.

Sırrını açığa çıkartan her gülün sonu bu ve de insanın.

dividertwirlmihribankoluk.spaces.live.comdividertwirl

y1p_B1G_51tZKUT37b0p64pDnA9lRpI9TuZCireUeu7nAXTHTp-jC405oYSMn5XNRyqWMfh5oS-v4Q

 

 

 

 

 

评论 (1)

请稍候...
很抱歉,您输入的评论太长。请缩短您的评论。
您没有输入任何内容,请重试。
很抱歉,我们当前无法添加您的评论。请稍后重试。
若要添加评论,需要您的家长授予您相应权限。请求权限
您的家长禁用了评论功能。
很抱歉,我们当前无法删除您的评论。请稍后重试。
您已超过了一天之内允许提供的评论数上限。请在 24 小时后重试。
因为我们的系统表明您可能在向其他用户提供垃圾评论,您的帐户已禁用了评论功能。如果您认为我们错误地禁用了您的帐户,请联系 Windows Live 支持部门
完成下面的安全检查,您提供评论的过程才能完成。
您在安全检查中键入的字符必须与图片或音频中的字符一致。

若要添加评论,请使用您的 Windows Live ID 登录(如果您使用过 Hotmail、Messenger 或 Xbox LIVE,您就拥有 Windows Live ID)。登录


还没有 Windows Live ID 吗?请注册

akahmed发表:

Gül, Bülbül ve İbrahim aleyhisselâm

“Bülbülün seherdeki çığlıklarını duymadan asla açılmayan bir gülün sadakati mi büyük; yoksa şakımak için gül mevsiminin gelmesini bekleyen bülbül mü, ayırdedemedim. Kokusunu sevgililer sevgilisinin [iki cihan güneşi sevgili Peygamberimiz (s.a.v.) Efendimiz'in] terinden alan gül mü daha büyük aşık; yoksa gülün uğrunda can veren bülbül mü; bilemedim” diyor bir yazarımız.

Divan şairimiz Bâki de bir beytinde şöyle diyor:

“Gül gülse dâim ağlasa bülbül acep degül
Zira kimine ağla demişler kimine gül”

Yahya Efendi ise,

“Gül dahî bâğa gelmeden pür–şûr gördüm bülbülü
Pîrâhen-i Yûsuf gibi benzer ki almış bûyunu”
diyor ki, şu demek:

Gül henüz bahçeye teşrif etmeden, bülbül şakımaya başlamıştı… Anladım ki; Ken‘ân diyârındaki Hz. Yâkub‘un, Mısır‘da bulunan oğlu Yûsuf’tan kendisine getirilecek olan gömleğin kokusunu aldığı gibi, o da gülün kokusunu almıştı.”

Bir başka şairimiz de şöyle der:

“Gül ile bülbülü sordum, o gonca güldü dedi:
Benim gibi sana gül yok, senin gibi hezâr
(*) bana”

(*) “Hezâr” kelimesi, “bülbül” demek olduğu gibi, “binlerce” mânâsına da gelmektedir.
***

BÜLBÜLÜN GÜLE MUHABBETİ NE ZAMAN BAŞLADI?

Hz. İbrahim’in, Nemrud tarafından ateşe atıldığını, ehlî ve vahşî hayvanlar dahi, Allâh Teala’nın ihsan ettiği bir his ile idrak etmiş oldukları için, onlar da ağlamakta, feryad etmektedirler.
İşte bülbül ağlıyor… ve ortasının gülistan oluşundan bî-haber, etrafı hâlâ kor ve alev halindeki büyük ateşe doğru koşuyor. Cenab-ı Hak Cebrail’e (a.s.) emrediyor:

- Ey Cebrail koş, Nemrud’un ateşine doğru uçan bülbülü tut, ne istiyor, sor.

Cibrîl yetişiyor, ateşe varmak üzere olan bülbülü tutuyor ve soruyor:

- Küçük kuş, burada işin ne? Bülbül ağlayarak cevap veriyor:

- Allah’ın Halîl’ini (dostunu) ateşe attılar; madem ki ben onu kurtarmaya kadir değilim, bari ben de onunla beraber yanayım, diyorum.

Cebrail aleyhisselam bülbüle:

- Gel, diyor ve İlahî tecelliyi ona gösteriyor… Bülbül şimdi ne yapsın?.. Feryadı dinmiştir. Sevincinden mesttir. Dili tutulmuştur. Kıyamete kadar böyle kalabilir. Cenab-ı Hak Cibrîl‘e yine emir veriyor:

- Bülbüle söyle: Benden ne dilerse, şimdi dilesin.

- İste bülbül, Rabbinden, ne isteyeceksen iste!..

Bülbül dile geliyor:

- Ben, diyor, kendimi bildim bileli, Rabbimin zikri ile meşgulüm. İşittim ki, Rabbimin bin bir güzel ismi varmış; ama ben, sadece yüz birini biliyorum. Diğer dokuz yüzünü de öğrenmek isterim.

Bülbülün dileği, derhal kabul edilmiş, bilmediği Esmâ-i Hüsnâyı da hemen öğrenivermiştir… Ve şimdi bülbülün vazifesi var: Cibrîl bülbülü alıyor; nârın, nûr olduğu yere, Hazret-i İbrâhim‘in bulunduğu gülistana koyuyor ve ona ırmağın kenarındaki gül ağacını göstererek;

- Bülbül, diyor, senin yerin burası.

Bülbül, güle konmuştur. Ötüyor… ötüyor… ötüyor…
***

İşte bülbülün güle muhabbeti böyle başlar.

Şimdi o, her seher vakti konacak bir gül dalı bulur, öter, öter, öter… Baygın düşünceye kadar…

Bülbülün seher vaktindeki bu hali, gafiller uyurken, uyanık aşıklarla beraber, binbir Esmâ-i Hüsnâ‘yı zikredişidir.

Eğer siz; seher vakti, bülbül ile beraber uyanmış da secdede iseniz, onun sizi zikirde geçmeğe çalıştığını duyarsınız.

Yok, eğer o sizden daha evvel uyanmış, pencerenizin önündeki güle konmuş ötüyor da; siz onun nağmeleriyle uyandı iseniz, biliniz ki o, sizin kalbinizdeki gaflet külünü eşelemekte, oraya kendisinin küçücük kalbindeki büyük aşk ateşinden bir kıvılcım sıçratarak, ruhunuzu tutuşturmak istemektedir.

selam ve dua ile yüreğine sağlık ablacığım

11 月 10 日

引用通告

此日志的引用通告 URL 是:
http://mihribankoluk.spaces.live.com/blog/cns!594E1272D6C1EF89!4308.trak
引用此项的网络日志